Varşova’nın yok edilişi ve yeniden inşasını anlatan müzeden görüntüler. Bizim de kurtuluş savaşımızı anlatan böyle etkileşimli bir müzeye ihtiyacımız var diye düşündüm gezerken.
Bkz.Warsaw Rising Museum
Derneğimizde bu hafta Ülkenin önde gelen fotoğrafçılarından Faruk Akbaş’ın “Börtü Böcek” adlı doğa ‘Makro’ fotoğrafları Gösterisi, Dernek Merkezimizin bulunduğu AFAD-Kasım Gülek Fotoğraf Sanat Galerisi’nde 7 Şubat 2008 Cumartesi Saat 18.00′de izlenime sunulacak. Özellikle doğa fotoğrafları ile ilgisi ve çalışması bulunan arkadaşlar bu gösteriyi kaçırmasınlar.
FARUK AKBAŞ KİMDİR?
1959 Mersin doğumlu. Muğla İşletmecilik Y.O mezunu. IFSAK üyeliği yaptı. Gültekin Çizgen Multivizyon Stüdyosu’nda çalıştı. Fotografevi’ni kurdu. Türkiye’de fotograf gezilerini ve kamplarını başlattı. Asya ve Afrika ülkelerine İstanbul’dan başlayan karayolu turları düzenledi. (İran, Afganistan, Pakistan, Hindistan, Nepal, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Gürcistan, Rusya (Sibirya), Çin, Moğolistan, Suriye, Ürdün, Mısır…)
Yarışmalarda ödüller aldı. Jüri üyelikleri yaptı. Çeşitli kurum ve kuruluşlarda dia gösterisi ve söyleşisi yaptı. “Türkiye Fotograf Rehberi” kitabını çıkarttı. “Fotograf’ın F’si” isimli kitabını yayına sundu. “Türkiye’de Trekking” isimli CD çıkartı. Çeşitli dergi ve gazetelerde foto röportajları yayınlandı. İçinde fotograf, resim, heykel, seramik ve ahşap boyama atölyelerinin bulunduğu Kayaköy Sanat Kampı’nı kurdu.
AFAD Temel fotoğrafçılık kurusu 91. dönem mezunlarını verdi. (Bkz. http://www.afad.org.tr/portfolyolar/index.php ) Kursiyer fotoğrafları her dönem, yeni dönem segisi açılana kadar sergileniyor. Daha sonra yeni dönem kursiyerlerinin fotoğrafları onların yerini alıyor. Ancak dönemin başarılı bulunan 4-5 fotoğrafı fazladan bir ay daha sergileniyor.
Ben de kendime göre bir ilk üç belirledim. Sizlerle paylaşmak istiyorum. Yalnız küçük bir ayrıntı dikkatimi çekti. AFAD web sitesinde fotoğrafları çekenlerin isimleri belirtilmemiş. Bu nedenle isimlerini veremediğim için fotoğrafları çeken dostlar umarım beni affederlerler.
22 Kasım 2008 günü 13 Kare Sanat Festivali (Adana) kapsamında Wilco Van Herpen’in söyleşisi ve fotoğraf gösterisi için program broşüründe yazılı olan Çukurova Üniversitesi ÇEAŞ konferans salonuna ailecek gittik. Lakin ortalıkta epeyce dolaştıktan sonra gösterinin üniversitenin başka bir yerinde (Üsam-Konf. Salonu) yapılacağını öğrendik. Açıkçası haftalar öncesinden broşürü dağıtılan organizasyonun yapılan yer değişikliği eski yere bir afiş asılarak belirtilebilirdi. Biz üniversite içinde nereye gideceğimizi el yordamı ile bulduk. Asıl ilginç olan gösteriye gelen insanlar kendilerince yollarını bulmaya çalışırken Fotoğrafçılık kulübü üyesi 7-8 kişinin bir afişi duvara asmaya çalışırken geçirdikleri dakikalardı. Zaten Wilco da geç kalmış kızım vızıldanmaya başlamıştı. Neyse uçağının rötar yapması nedeniyle Wilco Van Herpen 45-50 dakika sonra geldi. Sempatik tavır ve konuşmaları ile ortamı hemen ısıttı ve sabırsızlanan izleyicilerin keyfi yerine geldi.
Daha sonra gösteri başladı. Müzik eşliğinde olmayan bir powerpoint sunumuydu gösteri. Lomografi adı verilen anladığım kadarı ile kural tanımayan bir anlayışın ürünü olan fotoğraflara hep beraber şaşkın şaşkın baktık. İzleyicilerden bir çoğunun gösteri sırasında “ne var yahu bunlarda, ben de çekerim böyle fotoğrafı diye düşündüklerini” hissettim. İzleyiciler daha ne olduğunu anlamadan sunum bitmişti. Sonra garip bir sessizlik oldu. Eee şimdi napacağız gibi bir hava yani. Sonra nihayet söyleşiye geçildi.
İlginç sorular geldi. Mesela başka gösterebileceğiniz fotoğraflar yok mu gibi. Gösteri izlenenlere az gelmişti anlaşılan. Sonra fotoğraflarınızı yorumlayabilir misiniz gibi sorular. Wilco gayet sempatikbir şekilde bütün soruları şakayla karışık cevapladı.
İşin ilginç tarafı banka reklamında oynayan bu fotoğrafçıya reklamda biraz gıcık olmuştum. Hiltonda aşçılık yapıyorum, sizden biriyim gibi reklamlar pek inandırıcı değiller ne yazık ki. Sonuçta reklam işte. Fazla söze gerek yok. Ancak adamda şeytan tüyü mü var nedir açıkçası beni kendine hayran bıraktı. Sorulan bütün garip soruları gayet eylenceli ve samimi bir şekilde cevapladı. İnsanların iyi bir şeyler yapmaya başladığında burunlarının büyüdüğü bir dünyada böyle kalabilmek büyük başarı doğrusu. Ben de söz aldım ve bize gösterdiği lomografik (bkz. lomografi) fotoğraflar gibi fotoğrafları kurslarda ya da üniversitelerde hocalarımıza göstersek sınıfta kalma potansiyelimizin yüksek olduğu minvalinde bişeyler söyledim. O da en ön sırada oturan izleyici hocaların kalbini kırmayacak şekilde “kuralları bilip sonra kırmalı” şeklinde cevap verdi. Açıkçası hocalar böyle kural kıran öğrencileri sevmezler. Nerden mi anladım bunu. Wilco istediği her şeyi mütevazi bir güleryüzle insanlardan isterken bazı hocaların öğrencilere emirler yağdırıp estirmelerinden. Ancak bu estirmeler ne yazık ki görüntüden öteye geçemedi. Keşke önceden estirselerdi de yarım saat salon aramasaydık. Bu arada söyleşiye 13 kare etkinliğinin kurucusu AFAD’dan hiç kimsenin katılmamış olması da üzücüydü doğrusu. Gelen olduysa da ben göremedim.
Neyse sonunda sorular bitti ve ben de Wilco’ya ( Ne kadar sevdik ki fotoğrafçıya adıyla hitabediyoruz ) bir hatıra fotoğrafı çektirebilir miyiz dedim. Aslıda böyle şeylere gıcık olurum ama dediğim gibi adamda şeytan tüyü var kendini sevdiriyor. O da kabul etti. Şekil 1.a’da görüldüğü gibi.
Daha sonra herkes grup olarak fotoğraf çekilirken ben de acıcık zumlayarak bir portresini çektim. Buradan Wilco’ya sesleniyorum. Kusura bakma sen zum kullanmayı sevmediğini, zumla insanlardan birşeyler çalıyormuş gibi hissettiğini söylemiştin kendini ama ne yapayım ben daha acemiyim. Ayrıca adının yanlış yazıldığı teşekkür belgesini alırkenki halin de gözümden kaçmadı. Çaktırmadın. Oysa kim olsa adının yanlış yazılmasına gıcık olur. Durumu idare ettin. Bunun için de teşekkürler.
Efendim daha sonra herkes dağıldı, kaçıştı zaten harika bir yağmur başlamıştı. Akşam olunca saat 18:00′de eşimle 14. Altın kamera ödül törenine katıldık. Ardından Wilco Van Herpen’in bir gösterisi daha oldu. Ardından Wilco kısa bir konuşma yaptı ve “Fazla uzatmıyorum çünkü dışarda içki var dedi”. Aynen dediği gibi dışarı çıktık, bardan içki alan fotoğrafseverlere ezilmeden gazozlarımızı içip evin yoluna koyulduk.
Bu pazar (2 Kasım 2008) Temel Fotoğraf Eğitimi gezimiz var,
*Saat 07.00′de dernek önünden (AFAD) hareket
*Ulukışla Öküz Ahmet Paşa Kervan Sarayı
*Konya Çayhan
*Konya Şıhömerli Köyü
*Saat 21.00 gibi Adana da olacağız.