Oca 08

http://www.cognitivemedia.co.uk/

~ Cengiz Aytun \\ tags: , ,

Şub 13

Bilgisayar destekli cebir sistemi olan Macsyma, 1967-1982 yılları arasında MIT bünyesinde geliştirilmiş bir projedir. Macsyma, çeşitli zamanlarda, ARPA, NASA ve DOE gibi kuruluşlar tarafından da desteklenmiştir.

1982 yılında ABD Enerji Bakanlığı’na DOE Macsyma olarak bilinen Macsyma’nın bir kopyası verilmiştir. DOE Macsyma’nın lisansına, 1982-1992 yılları arasında Symbolics şirketi sahipti. Bir Symbolics şirketi çalışanı tarafından kurulan Macsyma şirketi, 1992 yılından itibaren yazılımın lisansını alarak geliştirmeye devam etti. 1999 yılında Tenedos LLC tarafından Macsyma şirketini almış, yazılımı yeniden çıkarmamış ve satmamıştır.

Maxima, 1982 DOE Macsyma sürümüne dayanan GNU/GPL lisansına sahip bilgisayar destekli cebir sistemi. Daha fazlası Maxima; türev,integral, Taylor serisi, Laplace dönüşümü, basit türev denklemleri, liner denklemler, vektörler ve matriks gibi simgesel ve sayısal ifadelerin uygulamalarını içeren bir sistem.


Linux üzerinde çalışan Xmaxima


Windows üzerinde çalışan Xmaxima


GNU Emacs üzerinde Maxima


Komut satırı modunda Maxima


GNU TeXmacs üzerinde Maxima


GNU Emacs ile Imaxima modunda çalışan Maxima

~ Cengiz Aytun \\ tags: , ,

Şub 04

~ Cengiz Aytun \\ tags: ,

Nis 30

Dr. Ercan Kumcu’nun 7 Ağustos 2005′ten bu yana Hürriyet Gazetesi’nde “İktisat Eğitime Üzerine Düşünceler” başlığıyla yayınlanan yazılarına aşağıdaki linklerden ulaşılabiliyor:
07.08.2005:İktisat eğitimi üzerine düşünceler (1)
14.08.2005: İktisat eğitimi üzerine düşünceler (2)
21.08.2005:İktisat eğitimi üzerine düşünceler (3)
28.08.2005: İktisat eğitimi üzerine düşünceler (4)
04.09.2005: İktisat eğitimi üzerine düşünceler (5)
11.09.2005:İktisat eğitimi üzerine düşünceler (6)

Kaynak: http://iktisatca.blogspot.com/

~ Cengiz Aytun \\ tags: , , ,

Nis 30

İktisat ile ilgili araştırma yapan öğrencilerin sıklıkla karşılaştığı bir diğer sorun da temel makale kaynaklarını bulmaktır. Prof. Dr. Aykut Kibritçioğlu (Ankara Üniversitesi S.B.F.) hocamızın yazısını olumakta fayda var.

İktisatla İlgili Makaleleri İnternette Nerede Aramalı? (Prof. Dr. Aykut Kibritçioğlu’nun web günlüğü)

~ Cengiz Aytun \\ tags: , , ,

Nis 30

İktisat ile ilgili araştırma yapan öğrencilerin sıklıkla karşılaştığı bir sorun da Türkiye ekonomisiyle ilgili (belirli) istatistiklerin nereden bulunacağına ilişkindir. Prof. Dr. Aykut Kibritçioğlu (Ankara Üniversitesi S.B.F.) hocamızın konu ile ilgili web günlüğünde bir yazı yazmış. İktisat öğrencilerinin okumasında fayda var diye düşünüyorum.

Türkiye Ekonomisi İstatistikleri İnternette Nereden ve Nasıl Bulunur? (Prof. Dr. Aykut Kibritçioğlu’nun web günlüğü)

~ Cengiz Aytun \\ tags: , ,

Nis 26

Eğer doktora öğrencisi iseniz;

  1. Muhakkak ki Araştırma Görevlisi olunuz. Yok ben başka bir işte çalışıp akşamları ya da hafta sonları zaman yaratıp ilim irfanla dolayım diyorsanız, Allah size kolaylık versin. Akşamları insanlar yatmaya giderken siz ders çalışmaya başlayacaksınız. Hafta sonları insanlar dinlenir gezerken, siz makaleden makaleye uçacaksınız.
  2. Bir hata edip, doktoraya başladınız diyelim. O zaman ikinci bir hata edip evlenmeyiniz. Çünkü doktora öğrencisini başka bir hayatı olamaz. Olmamalıdır. Eğer ben 40 yaşında evlenmek istemiyorum diyorsanız yaşayacağınız sorunlar sizin probleminiz. Kendiniz ettiniz kendiniz buldunuz. Zırlamayı kesin.
  3. Ve diyelim ki siz akıllanmaz uslanmaz birisiniz. Sevmek gibi fani duygulara kaptırdınız kendinizi ve evlendiniz, o zaman sakın ola bir çocuk yapmayınız. Eğer çocuk yaparsanız ders çalışmaya o minik afacanlar yatmadan başlayamayacağınızı bilesiniz. Üzülmeyin eğer uyku gibi lüzumsuz ihtiyaçlara pabuç bırakmazsanız. Bütün gece sabaha kadar sizin.

Daha yolun başındaysanız bir daha düşünün. Yok efendim siz zaten bunların hepsini yaptıysanız, Allah yolunuzu açık etsin. Devam edin. Şimdiye kadar yıkılmadıysanız sizi kimse yıkamaz.

~ Cengiz Aytun \\ tags: , , ,

Mar 16

Geçen hafta TÜİK tarafından yapılan açıklama, ardından yazılı ve görsel basında bir şenlik havası yarattı. Sokağa çıkıp vatandaşlara zenginleştik ne düşünüyorsunuz diye soran muhabirler, genelde alacakları cevabı bildiklerinden pis pis sırıtıyorlardı. Herkesi az çok ilgilendiren bu meseleyi geyik konusu yapmakta pek de zorluk çekmediler. Her zamanki gibi alacakları cevabı bilerek sorularını sordular. Vatandaş o paranın kendi cebinde olmadığını söylüyor ve haklı olarak bizimle dalga mı geçiyorsunuz diye soruyordu. Esasen herkesin kişi başına milli gelirin aslında hakikatten kişi başına düşmediğinin farkında olduğunu da bu vesile ile görmüş olduk. Ama ne fayda. Kim ne yapabilir ki, yakınmaktan sızlanmaktan başka.

Röportajları ibretle izledim; (Tam Makro İktisada Giriş dersinde malzeme olacak cinstendiler)

Örnek bir diyalog şöyleydi;
Muhabir — Teyze kişi başına düşen gelirimiz arttı, 7500 dolar oldu ne diyorsunuz?
Teyze — Nasıl arttı evladım, benim cebimdeki para artmadı bu da nereden çıktı. Dalga mı geçiyorsunuz benimle.
Devamını oku »

~ Cengiz Aytun \\ tags: , , , , ,

Mar 02

Hemen hemen bütün iktisatçıların meslekte öğrendikleri ilk şey iktisat kelimesinin anlamıdır. Bu konuda her hocanın farklı bir yoğurt yiyişi vardır. Kimisi bir fıkra anlatarak başlar işe, kimisi sığ bir tanımla özetler ve geçer, kimi de öyle ayrıntıya girer ki iş içinden çıkılmaz bir hal alır.

Aslında iktisadın tanımını yapmak sancılı bir iştir. Çünkü ortak bir tanım bulunmamaktadır. Kaldı ki iktisadın bir bilim olup olmadığını dahi tartışma konusu yapanlar bulunmaktadır.

Kendi adıma okudukça, öğrendikçe iktisadın tanımını yapmakta zorlandığımı hissediyorum. Bu çaresizlik nedeniyle ben de (benim hocalarımın da yaptığı gibi) bu bilimi tanımlamaya başlamadan önce küçük bir alıntı yapmak istiyorum.

Hintliler karanlık bir ahıra bir fil getirip koymuşlardı. Fili merak eden bir çok kişi oraya toplandı. Karanlıkta fili görmek mümkün olmadığı için, her biri elini dokundurarak fili tanımaya çalışıyordu.

Birinin eline filin hortumu geçti. Dedi ki: ‘Bu fil bir oluğa benziyor.’
Başka birinin eli filin kulağına dokundu. Fil ona yelpaze gibi göründü.
Birisi elini filin ayağına sürünce, ‘Filin şekli sütun gibi’ dedi.
Bir diğeri elini hayvanın sırtına değdirdi ve ‘Bu fil bir taht gibi’ dedi.

Böylece, zanları yüzünden sözleri birbirine uzak düştü. Oysa ellerinde bir mum bulunsaydı hepsi aynı şeyi göreceklerdi.[1]

Devamını oku »

~ Cengiz Aytun \\ tags: , , , , , , , , , , ,

Eki 31

Kimmiş o diye sağa sola bakınmayın? O kişi benim. Geçmişe baktığımda matematikle olan gerilimli ilişkimin daha çok lise yıllarıma denk geldiğini görüyorum. Orta okulda iyi bir başarı elde etmiş ve buna da alışmıştım. Liseyi İzmir Atatürk Lisesi’nde okumaya başladığımda fen sınıfındaydım. İlk senemde fizik-kimya ve matematikten aldığım ilk notlar 1′di. Nasıl şoka girdiğimi hatırlıyorum. Bu başarısızlık moralimi çok bozmuştu İzmir Atatürk Lisesi’ni bırakıp başka bir liseye geçmeyi kara kara düşünüyordum. Ancak onca sıkıntıya rağmen akıllılık edip bırakmadım. Lisemi çok seviyordum. İyi ki de bırakmamışım.

Devamını oku »

~ Cengiz Aytun \\ tags: , , , ,