İktisat Nedir?

Hemen hemen bütün iktisatçıların meslekte öğrendikleri ilk şey İktisat kelimesinin anlamıdır. Bu konuda her hocanın farklı bir yoğurt yiyişi vardır. Kimisi bir fıkra anlatarak başlar işe, kimisi sığ bir tanımla özetler ve geçer, kimi de öyle ayrıntıya girer ki iş içinden çıkılmaz bir hal alır.

Aslında iktisadın tanımını yapmak sancılı bir iştir. Çünkü ortak bir tanım bulunmamaktadır. Kaldı ki iktisadın bir bilim olup olmadığını dahi tartışma konusu yapanlar bulunmaktadır.

İktisat Nedir?

Kendi adıma okudukça, öğrendikçe iktisadın tanımını yapmakta zorlandığımı hissediyorum. Bu çaresizlik nedeniyle ben de (benim hocalarımın da yaptığı gibi) bu bilimi tanımlamaya başlamadan önce küçük bir alıntı yapmak istiyorum.

Hintliler karanlık bir ahıra bir fil getirip koymuşlardı. Fili merak eden bir çok kişi oraya toplandı. Karanlıkta fili görmek mümkün olmadığı için, her biri elini dokundurarak fili tanımaya çalışıyordu.

Birinin eline filin hortumu geçti. Dedi ki: ‘Bu fil bir oluğa benziyor.’
Başka birinin eli filin kulağına dokundu. Fil ona yelpaze gibi göründü.
Birisi elini filin ayağına sürünce, ‘Filin şekli sütun gibi’ dedi.
Bir diğeri elini hayvanın sırtına değdirdi ve ‘Bu fil bir taht gibi’ dedi.

Böylece, zanları yüzünden sözleri birbirine uzak düştü. Oysa ellerinde bir mum bulunsaydı hepsi aynı şeyi göreceklerdi.[1]

Kıssadan da anlaşılacağı üzere iktisatçılar da odaya giren meraklı insanlara benziyor. Hepsi anladığı kadarıyla bir tanımlama yapıyor. Bir ölçüde hepsinin tanımı kısmen doğru. Diğer taraftan bütünün görülememesi nedeni ile kısmen yanlış. Akşam televizyonunun karşısına geçen vatandaş açısından durum oldukça farklıdır. O fillerin olduğu odaya girmemiştir. Girse de bir file dokunmamıştır. O nedenle fil hakkındaki bilgileri iktisatçıların anlattıkları ile sınırlıdır. İktisadı anlatan bazı popüler iktisatçılar ise kendilerinden o kadar emin bir şekilde ekonomik olayları analiz ederler ki, seyircilere de hayretler içinde dinlemekten başka seçenek kalmaz. Kaldı ki işin içine sayılar, grafikler girince konuşulan şeyin bilimselliği hakkında şüphe de kalmamaktadır. Şimdi sözü Asaf Savaş Akat’a bırakıyorum.

İktisatçılar üzerinde çalıştıkları teorik alana bilim demeye, bilimsel zorunluluklarından, bilimin yönteminden, bilimsel tahminlerden söz etmeye bayılırlar. Bu kadar çok “bilim” lafı duyan sokaktaki adam da, iktisadın doğruluğu tüm iktisatçılar tarafından kabul edilmiş ve kesinkes kanıtlanmış teorilerle dolu olduğunu zanneder. Bilimsellik iddiası, şüphesiz profesyonel iktisatçının, aldığı ücret karşılığında topluma bir şeyler verdiğine inanmasında ve ücret ödeyenleri ikna etmesinde önemli bir unsurdur. Ne var ki, dış dünyaya karşı özenle korunan bu “bilimin” içine girildiğinde, değişik bir manzara ile karşılaşırlar; dışarıdan aynı paradigma içinde gibi duran iktisatçıların bile en basit kavramlar üstünde anlaşamadıkları, kanlı-bıçaklı oldukları görülür. Hele günlük sorunların ayrıntılarına indikçe, birbiri ile hemfikir iki iktisatçı bulmak imkansızlaşır. Samuelson, bu sorunu şöyle özetliyor: “Parlamento 6 iktisatçıya fikir danışsa, 7 fikir gelirdi. İkisi şüphesiz kolay fikir değiştiren Bay Keynes’ten” [2].

Peki bu çok tartışmalı kavramın kökeni nedir? Kelime (oikonomia – ekonomi) eski Yunanca’dan geliyor. Ev ve yasa kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Ailenin ve daha geniş bakıldığında büyük bir aile olan şehir devletinin (polis) ihtiyaçlarını karşılayacak faaliyetler bütününü tasvir ediyor.

Yapılan Farklı Tanımlamalar

Şimdi tekrar fazla lafı dolaştırmadan iktisatçıların iktisat tanımlarına dönelim. Genelde öğrencilere hatmettirildiği üzere İktisat; kıt kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları en iyi şekilde karşılamaya çalışan bilimdir. Ancak bir mülakatta öğrenci gaflete düşüp de böyle bir cevap verirse, hocası muhakkaktır ki kendi kafasındaki iktisat tanımını duymak üzere ek sorular soracaktır. Eğer ek cevap, hocanın iktisattan anladığı şeyden farklı ise öğrencinin vay haline. Bu açıdan iktisat öğrencisinin öğrenmesi gereken iktisadın ne olduğu değil bir ölçüde hocasının iktisattan ne anladığıdır. :) Bu açıdan kafanızın daha da karışması için şimdi farklı iktisatçılar iktisadı nasıl tanımlamışlar bir göz atalım[3].

Bu konuda ilk sözü Adam Smith‘e verelim. Smith’e göre iktisat yalnızca malların üretilmesi ile ilgilenmez. Bir zenginlik bilimi olarak iktisat; zenginliğin üretimi değişimi ve dağılımı ile ilgili her şeyi kapsamaktadır.

İlerleyen dönemlerde değişim ve tercih bilimi olarak tanımlamalar da yapılmıştır. bu yaklaşımı benimseyen O. Lange, şunları yazmıştır. “İktisat insan toplumlarında kıt kaynakların yönetimi bilimidir. Ekonomi, sınırsız arzularla sınırlı kaynaklar arasındaki gerilim nedeniyle güçlükle düzenlenebilen bir dış dünyada insan davranışlarının aldığı biçimi inceler.” Ancak böyle bir tanım yaparsanız şimdiden söyleyeyim “İhtiyaçlar sınırsız mıdır?” diye bir soru ile karşılaşabilirsiniz. Cevaben; “oralara daha gelmedik” diyerek çaresizce çırpınabilir ya da “bu da nereden çıktı diye şaşkın şaşkın düşünüp” kendi tanımınızı geliştirmeye çalışabilirsiniz. Her iktisatçı için farklı bir tanım olduğuna göre ne deseniz sözleriniz karşı tarafa ateşlenmiş bir insanın sayıklamaları gibi gelecektir.

Diğer taraftan Robbins iktisadı bir tercih bilimi olarak tanımlayarak önceki tanımı daraltmıştır. Ona göre iktisat, “Amaçlarla alternatif kullanımlı kıt araçlar arasındaki ilişki olarak insan davranışlarını inceleyen bilimdir.” Godelier böyle bir iktisat tanımının ekonomi ile askerlik bilimi arasında hiç bir ayrım gözetmediğini belirtir. Mutfak biliminden çapkınlık tekniklerine kadar çok sayıda insani etkinlik bu tanım içine girebilir.

Döneminde liberal okulun önemli temsilcilerinden olan Samuelson‘a göre “İktisat, insan ve toplumların kıt üretken kaynakları zaman içinde çeşitli mal ve hizmet üretimine ayırma ve bunları anında ya da gelecekte tüketmek amacıyla toplumu oluşturan birey ve topluluklar arasında dağıtma ile ilgili kararları nasıl aldığını araştırır.” Bu tanım görüldüğü üzere daha ayrıntılıdır.

Marx‘a göre ise iktisat, bir toplumun özgül üretim ilişkileri içinde insanların üretim, tüketim, değişim ve dağıtım biçimlerini inceler. İktisat yalnızca iktisadi kategorileri, ücret ve fiyatları belirlemek, bunların oluşum ve değişimlerini açıklamakla yetinmemeli, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin bu mekanizmayı nasıl etkilediğini de açıklamalıdır.

Benden şimdilik bu kadar. Yukarıdaki tanımların çok olduğunu düşünüyorsanız ekşi sözlükteki tanımlara bakarak kafanızı daha da karıştırabilirsiniz. Mesela “bir olgunun neden olduğunu açıklar; o olgunun tam tersi olursa pişkince onu da açıklar.” tanımı beni çok güldürdü.

Kaynakça:

1 Mevlana, Mesnevi

2 Asaf Savaş Akat, İktisadi Analiz, 1980, s. 67

3 Brenond ve Geledan, İktisadi ve Toplumsal Kavramlar Sözlüğü, 1984, s. 142

40 Yorum » "İktisat Nedir?"

  1. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    30 Ekim 2008 - 15:32 | Kalıcı Bağlantı

    İlgili yorumların marjinal faydasının sıfıra düşmesi nedeni ile bu yazıyı üzülerek yoruma kapalı hale getiriyorum.

  2. sebile's Gravatar sebile
    28 Ekim 2008 - 22:49 | Kalıcı Bağlantı

    merhaba sayın hocam beni bir konuda bilgilendirmenizi istiyorum ben 2 yıllık tekstil mezunuyum şimdi sizce işletmemi iktisatmı okumalıyım?herkes işletme okuyor bende farklı bi bölüm seçip iktisatmı okusam die düşünüorum ama iktisat konusunda fazla bişi bilmiorum.zor durumdayım bana yardımcı olursanız çok mutlu olurum şimdiden teşekkürler

  3. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    27 Ekim 2008 - 09:00 | Kalıcı Bağlantı

    Serap’a;
    Öncelikle değerli görüşlerin için teşekkürler. Sana hak veriyorum. Ancak açıklığa kavuşturmak istediğim bir şey var. Benim sınırlı bilgimle hangi üniversite iyidir hangisi kötüdür bir sıralama yapma olanağım yok. Olsa da böyle bir çabam yok. Ben sadece bana fikrimi soranlara öznel bakış açımı yansıtıyorum. Sizin de dediğiniz gibi çarpık bir durum var. Ve çok haklısınız. Ben de zaten sürekli bu çarpıklığı vurgulamak istiyorum.
    Görüşleriniz için tekrar teşekkürler.
    Başarılar.

  4. Serap Gül's Gravatar Serap Gül
    26 Ekim 2008 - 21:29 | Kalıcı Bağlantı

    Merhaba hocam; ben Azerbaycan Devlet İktısat Üniversitesi 1+3 sınıf ögrencısıyım.Yazıdklarınızı okudum ve takıp ettım.Bır arkadasımıza ısmı buyuk olan bı unıversıtede okumanın onemlı oldugunu solemıssnız.Bende oncelerı sızın gıbı dusundugumu solemelıyım.Ve ıdeolum olan bı unıversıteydı oss da yasadıgım bı problemden dolayı sınavım kotu gecdı ve suan okudugum unıversıteye yerlesdım.Sıze anlatmak ıstedgım asıl sey benım ODTU bıtıren petrol muhendısı bır arkadasım var ve bırde burda unıversıteyı bıtırmıs bı arkadasım var.Hakkım degıldır belkı sıze bısey anlatmak ogretmek fakat su gercegı bılmenızı ısterım ODTU lu arkadasımın adını dahı duymadıgı hatta ıkı ders gorupte suanda o konuda ıs yaptıgı ve yaklasık 3000 dlr aldıgı meslegını dıger arkadasım cok ıyı bılmesı ıcra etmesı teorı bılgı ve pratıkde daha ıyı olmasına ragmen 1000 dolar maasla calısıyor.Sanırım o buyuk unıversıteler sadece ye kurkum ye dıyebılmek ıcınmıs sayın hocam ınanın orayı bıtırenlerınde yeterlı bılgıye sahıp olmadıkalrını hepımız bılmelıyız, okul hıc bır zaman 100% 100 deger katamaz ogrencıye belkı %30 .Bu uzuntumu sızınle paylasmak ıstedım.umarım mesajım yerını bulmusudur.
    Saygılarımla…

  5. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    20 Ekim 2008 - 10:13 | Kalıcı Bağlantı

    Seher’e;
    Değerli arkadaşım, kimya gibi teknik bir programdan iktisat işletme gibi idari bir programa geçip geçemeyeceğinizi bilmiyorum. Eğer Anadolu Üniversitesini kastediyorsanız. Lütfen size en yakın açıköğretim bürosundan bilgi alınız.
    Başarılar.

  6. seher's Gravatar seher
    19 Ekim 2008 - 10:58 | Kalıcı Bağlantı

    hocam yüksekokul mezunuyum kimya bölümü geçişte sizce iktisatmı daha iyi olur benim içn işletmemi

  7. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    13 Ekim 2008 - 12:13 | Kalıcı Bağlantı

    Yezda;
    İşletme senin için uygundur.
    Başarılar.

  8. yezda's Gravatar yezda
    12 Ekim 2008 - 23:21 | Kalıcı Bağlantı

    hocam öncelikle bizlere yol gösterdiğiniz için teşekkürler ben bu yıl öss ye girmeyi düşünüyorum ancak tercihimi anadolu ünversitesi aöf yapıcam iktisat ve işletme bölümleri arasında kaldım hocam lütfen yardım edin daha başındayken güzel bi tercih yapmak istiyorum birde ben bu bölümlerden birini bitirirsem açıköğretim mezunu olarakda aynı haklara sahip olabilirmiyim iş imkanım olurmu şimdiden teşekkür ederim

  9. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    09 Ekim 2008 - 23:14 | Kalıcı Bağlantı

    Nurettin’e;
    Eğer sevdiyseniz işletmeye devam etmenizde fayda var.

    Yasemin’e;
    Öğrenmenin ve başarmanın manevi hazzı da insan için önemlidir. Eğitimli, bilinçli bir yurttaş ve anne olmak bence çok değerli bir şeydir. Böyle insanlara saygı duyarım. Dediğiniz gibi hayatta her şey para değil.

    Zeynoo’ya;
    Bizim ülkemizde bunların iş bulma açısından ne yazık ki pek farkı yok. En iyisi neyi seviyorsan o bölümde okumak.

    Sinem’e;
    Sana nasıl bir cevap yazsam bilemiyorum. Nasıl anlatsam, nerden başlasam? Bence daha ilk günden anlamadım diyerek iktisat dersine biraz haksızlık ediyorsun. Anlamak için ne yazık ki çalışmak ve sabırlı olmak zorundasın. Aksi takdirde daha iyi anlaman için seneye de derse gel diye davette bulunabilirler.
    Bırakalım öğretsin meselesine gelirsek. Yok öyle bir şey! Hayatta herşeyi ne yazık ki söke söke almalısın. Birinin sana bir lütufta bulunmasını beklersen, çok beklemek zorunda kalabilirsin.
    Bu bilgiler bize yarayacak mı hocam sorusu aslında çok aldığım bir soru. Ben yaramayacak desem üniversiteyi bırakacak mısınız? Devam ettiğinize göre, demek ki yapacağınız alternatif şeyler arasındaki en iyi şeyin üniversite öğrencisi olmak olduğunu düşünüyorsunuz.
    E hocam öğrendiğimiz şeyler işimize yarayacak mı? Bunun da tek bir cevabı yok. İyi bir üniversitede okuyor ve iyi hocalarınız var ve siz de çaba gösteriyorsanız başarı şansınız yüksek. Yok böyle değilse düşüktür.

    Muhasebe konusundaki yorumunuzdan muhasebeden kalmış olabileceğinizi düşünüyorum. Her şirket farklı program kullanır ama muhasebe tek düzen hesap planı çerçevesinde yapılır. Muhasebenin mantığını bilen her muhasebeci farklı bilgisayar programlarını bilmeyenlerden çok kısa sürede kavrar.
    Bu anlamda siz logo paket proğramını ezberleyerek muhasebecilik yapacağınızı düşünüyorsanız, mesela eta paket programına geçtiğinizde afallayacaksınız. Eğer muhasebenin mantığını size öğretmediler ya da siz öğrenmek için yeterli çabayı göstermediyseniz üniversite eğitiminin size faydası olmaz.
    Özetle abartılı bir örnek verirsek ben otomobil kullanmayı tofaş marka bir araçta öğrenmiştim ama şimdi ford da sürebiliyorum opel de.
    Kopya konusuna gelirsek eğer yakalandığınızda başınıza gelecekleri biliyorsanız karar sizin. Yok bilmiyorsanız araştırın ve bir daha düşünün. Ancak daha çok ceza almak konusunda bir isteğiniz varsa yakalandığınızda hocanıza “hocam zaten bunlar ne işimize yarayacak ki” demenizde fayda var. Bu sözün hocanız ve geleceğiniz üzerindeki etkisini fazlasıyla hissedeceğinize sizi temin ederim.
    Başarılar.

  10. sinem's Gravatar sinem
    06 Ekim 2008 - 21:27 | Kalıcı Bağlantı

    Bahçeşehir Üniversitesi 2. sınıf işletme bölümü öğrencisiyim. Bugün ilk defa iktisat gördüm ve anlamadığım için internetten araştırmak istedim ve hala bişey anlamadım:S Sanırım işin içinde olmak gerekiyor teorik bilgiler yetersiz kalıyor bana göre.. Zaten iktisadın tanımı herkese göre farklılık arzediyorsa eğer çalıştığımz yerde de bizden en az bir üst kademedeki insana göre de farklılık arz edecektir. Bırakalım o öğretsin o zaman bize hiç uğraşmayalım haksız mıyım =)) Bunu soru haline getirecek olursam eğer ki küçüklüğümden beri aklıma tek takılan şey budur sordum araştırdım ve genel tek bir cevap aldım şimdi sizlere sormak istiyorum; üniversitede gördüğümüz bilgiler bize yarıyor mu sonuçta teorik görüyoruz yani uygulama sıfır. Her şirketin farklı bir sistemi oluyor üniversite sadece diploma almak için midir bir vasıf sahibi olmak için midir. Sonuçta üniversitede muahasebe de görüyoruz ama her şirketin kendine has özel muhasebe programları var. Tamam temel aynı ama çok farklı programlanmış sistemler bulunuyor. lütfen bana yardımcı olun eğer üniversite sadece bir vasıfsa kopya çekicem :(

  11. zeynoo's Gravatar zeynoo
    02 Ekim 2008 - 00:17 | Kalıcı Bağlantı

    dokuz eylül üniversitesi iktisat ögrencısıyım.sizce ekonometriye geçiş yapayım mı?1.sınıftan sona.çnkü ilk 2 yıl aynı dersler alınıyor.herkese soruyorum?bu soru herkesın de agzında:iktisat mı daha iyi ekonometri mi daha iyi bir bölüm?işe alınırken genelde ıktısat mezunlarının öncelık hakkı oldugunu duydum.pek ekonometriye sıcak bakılmıo gıbı.ama bu önumuzdeki 5 sene içerisinde ne olur nasıl deişir burası da meçhul.teşekkürler.

  12. yasemin's Gravatar yasemin
    24 Eylül 2008 - 14:12 | Kalıcı Bağlantı

    hocam ben iktisat bölümünü bitirmek çok istiyorum ama bana fayda sağlıyacakmıdır..aslında dahada önemlisi eğitimli bir anne olabilirsem çocuklarıma daha güzel bir eğitim verceğime inanıyorum.bence herşey para demek değildir.saygılar…

  13. nurettin's Gravatar nurettin
    22 Eylül 2008 - 15:14 | Kalıcı Bağlantı

    selam hocam,,
    ben işletme mezunuyum yüksek lisans programından işletmeyimi yoksa iktisat ı mı tercih etmem yararıma olacaktır

  14. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    15 Eylül 2008 - 10:59 | Kalıcı Bağlantı

    Ufuk’a;
    Çok iyi yerlerde okuyup başarılı olamayanlar olduğu gibi ortalama yerlerde eğitim görüp hayatta çok başarılı olanlar da var. Çektiğiniz zorlukların size diğer bölümlerden farklı bir şey kazandırıp kazandıramayacağını bilemiyorum. Yol ayrımlarında insanlar hep böyle tereddütlere düşer ne yazık ki. Siz de önemli bir yol ayrımındasınız. Tereddüt etmeniz doğal. Bu tereddütleri ancak kendinizi, yeteneklerinizi tanıyarak aşabilirsiniz. Sizin zor dediğiniz ekonometri bazı öğrencilere çok kolay geliyor. Onlar da aman ben iktisat işletme okuyamam diyorlar. Özetle bu biraz da size bağlı bir şey. Eğer ekonometriyi severek okursanız artısı olacaktır. Ancak sadece bir diplomam olsun dostlar alışverişte görülsün diyorsanız artısı olmayacaktır.

    Furkan’a;
    Marmara ve İstanbul iktisat’ın hangisi daha iyidir tam olarak yorum yapabilecek bilgim yok. Ne yazık ki bu konuda yardımcı olamayacağım.

    Başarılar.

  15. furkan's Gravatar furkan
    14 Eylül 2008 - 23:38 | Kalıcı Bağlantı

    hocam bende marmara ikitsatı kazandım sizce istanbul üniden ii middir?

  16. ufuk's Gravatar ufuk
    12 Eylül 2008 - 09:38 | Kalıcı Bağlantı

    Mrb hocam ben Uludağ Üniversitesi ekonometri bölümü öğrencisiyim sizinde bildiğiniz gibi ekonometri diğer iibf bölümlerine göre daha zor ve karmaşık bir bölüm. Hal böyleyken bizim çektiğimiz zorlukların iş hayatına atıldığımızda bize bir artısı olmayacakmı? cevabınız için şimdiden teşekkür ederim…

  17. hatice's Gravatar hatice
    02 Eylül 2008 - 17:11 | Kalıcı Bağlantı

    peki hocam yaptığınız yorum için çok teşekkür ederim dediklerinizi dikkate alacağım…

  18. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    02 Eylül 2008 - 11:25 | Kalıcı Bağlantı

    Hatice’ye;
    Öncelikle ülkemizin en saygın iktisat bölümlerinden birini kazandığın için seni tebrik ederim. Senin yerinde olmak isterdim ne yalan söyleyeyim.
    Sorduğun soruya gelince. Açıkçası bu konuda çok aceleci olma istersen. Öğrenciliğin süresince ilgi alanlarını keşfedebilir ve o alana yönelebilirsin. Bir odtü mezunu olarak önün açık.
    Başarılar.

  19. hatice's Gravatar hatice
    27 Ağustos 2008 - 15:57 | Kalıcı Bağlantı

    merhaba hocam ben odtude ıktısat bolumu 1. sınıf öğrencisiyim sıze ısletme ya da ıktısat arasındakı farkı sormayacagım acıkcası benım en buyuk eksıklığım bolumu tam tanımadan gelmek oldu neyse sımdı hocam bıldıgım ve gordugum kadarıyla bu ıktısatcılar her yerde calısıyorlar ıste merkez bankasında mudur olabılıyorlarmıs mufettıs olabılıyorlarmıs kaymakam hesap uzmanı felan fılan sımdı benım sorum ıktısatcılar daha baska ne olabılıyorlar bı de tabı kı son karar bana aıt ama sızce bunlardan hangısı gerek parasal gerekse kolaylık yonunden en ıyısı?

  20. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    20 Ağustos 2008 - 22:26 | Kalıcı Bağlantı

    Lütfen yukarıda sorulan benzer sorulara verdiğim cevapları okuyunuz.
    Başarılar.

  21. seçil gündüz's Gravatar seçil gündüz
    20 Ağustos 2008 - 21:48 | Kalıcı Bağlantı

    mrb ben işletme ve iktisat arasındaki farkı soracktm aynı işi mi yapıyorlar tşkrlr

  22. HATİCE KAYA's Gravatar HATİCE KAYA
    20 Ağustos 2008 - 21:32 | Kalıcı Bağlantı

    mrb ben KSÜ iktisatı kazandım sizce iktisatı bu okulda okumam faydalı olur mu yoksa polislik sınavına mı yoğunlaşayım tşkrlr

  23. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    18 Ağustos 2008 - 13:29 | Kalıcı Bağlantı

    Cuma’ya;
    Evet kaymakam olabilirsiniz.

    Evren’e;
    Elektrik mezunu olmanız nedeni ile İşletme size daha uygun.

  24. evren's Gravatar evren
    17 Ağustos 2008 - 21:29 | Kalıcı Bağlantı

    hocam ben myo elektrik mezunuyum aof e sınavsız geçiş hakkımız var. herkesin sordugu soru iktasatmı işletmemi bende aynısını sorucaktım. matemigin varsa iktisat diyorlar matematiğim iyi ama benim işimi yarıyıcak olan nedir benim çalışmak istediğim sektor satış-pazarlama bu açıdan bakmıdımızda bana göre hangisi idealdir sizce teşekkürler..

  25. cuma's Gravatar cuma
    17 Ağustos 2008 - 11:12 | Kalıcı Bağlantı

    meraba hacam ben aöf işletme 2 sınıf ögrencidiyim bu yıl ki öss sınavında birederim iktisat kazandı.Benim size sorum iktisat bitiren biri kaymakam olabilirmi?

  26. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    13 Ağustos 2008 - 11:02 | Kalıcı Bağlantı

    Suna’ya
    İşletme okumanızı tavsiye ederim.
    Başarılar.

  27. 07 Ağustos 2008 - 14:40 | Kalıcı Bağlantı

    merhaba hocam ben aöf sağlık kurumları yöneticiliği 2. sınıf öğrencisiyim fakat lisans yapmak istiyorum iktisatmı işletmemi okuyayım karar veremedim aslında bankacılık istiyorum ama iş imkanımın geniş olmasıda benim için önemli lütfen bana yardım edermisiniz bide açıköğretim bitirmek diğer öğrencilerle arama fark koyarmı şimdiden teşekkür ederim

  28. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    05 Ağustos 2008 - 17:10 | Kalıcı Bağlantı

    Ayhan’a;
    Eskişehir üniversitesi Türkiye’nin iyi üniversiteleri arasındadır. Umarım kazanır ve başarıyla mezun olursun. Dediğinde haklısın iktisa”t” konunun teorik boyutu ile de ilgilidir. Bu konuda çok soru geliyor bu nedenle fırsat bulursam açıklayıcı bir yazı yazmayı planlıyorum.

  29. ayhan's Gravatar ayhan
    05 Ağustos 2008 - 12:25 | Kalıcı Bağlantı

    hocam ben de bu bölüm hakkında çok bir şey bilmeyenlerdenim o yüzden tereddütlüyüm iktisad biraz daha işin akademik kısmı diyorlar işletme daha pratikmiş ben eskişehir anadolu üniversitesini tercih ettim sizce köklü bir üniversite mi burdan mezun olmam iyi mi olur dersaneler sandığınız kadar bilgi vermiyorlar onlar için dereceler daha önemli herşeyiçin çok teşekkür ederim sağolun

  30. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    04 Ağustos 2008 - 17:07 | Kalıcı Bağlantı

    Semra ve Osman’a;

    Değerli arkadaşlarım, öğrencilerim. Benim ağzımdan asla şu kötü bu kötü diye bir şey çıkmadı. Öncelikle şunu kavramanızda fayda var. İyi ya da kötü bölüm yok. Sizin yapmayı seveceğiniz ve sevmeyeceğiniz meslekler var. Açıktır ki herkese göre en iyi meslek anlayışı değişecektir. Neyin sizin için iyi veya kötü bir seçim olacağına da ben değil ancak siz karar verebilirsiniz.
    Ayrıca iktisattan iktisada fark var. Ya hocam amma da da laf ettiniz diyeceksiniz. Ancak kabul edersiniz ki Türkiye’nin köklü ve saygın bir üniversitesinde iktisat okumakla daha yeni kurulmuş bir üniversitesinde iktisat okumak arasında fark vardır. Bu konuda bilgi almak üzere okul ya da dershanelerin danışmanlık birimlerine yönelmenizde fayda var sevgili genç dostlarım.

    Ayhan’a
    Bildiğim kadarıyla İdari yargı hakimi olabiliyorsunuz. Ancak süreç nasıl işliyor bilgim yok.

    Son olarak neden Allah kolaylık versin dediğimi anlamadıysanız o zaman tekrar Allah kolaylık versin. Çünkü iş hayatı pek ideallerimizdeki gibi bir yer değil. Bazen çok başarılı olsanız dahi torpilli birileri önünüze geçebiliyor. Acı ama gerçek.
    Başarılar.

  31. ayhan's Gravatar ayhan
    04 Ağustos 2008 - 14:32 | Kalıcı Bağlantı

    hocam peki iktisad bitirince idari yargı hakimi olabiliyormuyuz bir de hukuka geçiş var mı cvp için teşekkürler

  32. semra's Gravatar semra
    03 Ağustos 2008 - 11:17 | Kalıcı Bağlantı

    hocam ben açıktan okuyacagım ılk tercıhım ıktısat oldu ıkıncıde işletme oldu sızce sımdı ıktısat ıyı degıl mı onumu demek ıstıyorsun soyledıklerınızde ve evet benım annem babamın sırketı yok neden allah kolaylık versın dedınız onuda acıklarmısınız kafam karıstı simdiden saolun

  33. osman's Gravatar osman
    02 Ağustos 2008 - 22:03 | Kalıcı Bağlantı

    hoçam iktisadı okuduktan sorna iş imkanları nasıl tşk ler

  34. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    28 Temmuz 2008 - 13:44 | Kalıcı Bağlantı

    Funda’ya;
    Geçiş derken neyi kastettiğini tam anlaymadım. Öğrenci iken geçiş mi, yoksa iş hayatında birinin diğerinin işini yapabilmesi mi? En iyisi ikisine de yanıt vereyim. Öğrenci iken böyle bir geçişin olduğuna dair bu güne kadar birşey duymadım. Sanırım böyle bir şey yok. Ancak birini bırakıp diğerine geçerseniz, belli bir ölçüde aldığınız temel dersleri diğer bölümde bir dilekçe ile saydırıp muaf olabilirsiniz.
    Diğer meseleye gelirsek. Yani biri diğerinin işini yapabilir mi? Açıkçası aslında yapamaması lazım ama ülkemizde eleman alınırken genelde İİBF mezunları deniliyor. Böylece herkes her işe başvurabiliyor. Ancak basitçe anlatmam gerekirse uygulamada bilindiği gibi iktisat daha geniş kapsamlı bir bilim. Yani birçok bilimle iletişim halinde. Sosyoloji, felsefe, istatistik, matematik ve daha birçok alandan bir arı gibi topladığı özleri kendi kovanında bal yapıyor. Bu çiçeklerden birisi de Ekonometri. İktisatın bilindiği gibi deney yapabilecek bir laboratuvarı yok. Kaldı ki deney yapsa da yaptığı deneyi aynı şartlarda tekrar etmek imkanından da mahrum. Buna neden olan şey ise sosyal olguları etkileyen faktörlerin çok sayıda olması ve bu faktörlerin hepsinin açıklamaması ya da bilinememesi. Bu ne denle iktisat bilimi oluşturduğu soyut modelleri ekonometrinin kapısını çalarak test ettirir. Ekonometri iktisada böyle bir imkan sunmaktadır.
    Ekonometrinin kendi esas uğraşı ise bu yöntemlerin testlerin geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Yani iktisadi olguları matematiksel ve istatistiki yöntemlerle inceler.
    Sonuç olarak iktisatçılar daha fazla alana el attıkları için her konuda bilgi sahibi oldukları iddiasında olabiliyorlar ve aslında bir ölçüde de haklılar. Ancak iktisatta öğrenilecek ekonometri, ekonometri bölümünde öğrendiğin kadar derinlikli olmayacaktır şüphesiz.
    Ancak ülkemizde iş sahaları kısıtlı ve mezun öğrenciler iş olanaklarını arttırmak için ve her alanda iş bulabilecekleri bir bölüm okumak istiyorlar. Aslında gayet haklılar. Bu anlamda iş sahası daha geniş olan iktisat ekonometriye tercih ediliyor.
    Umarım fikir verebilmişimdir.
    Başarılar.

  35. funda's Gravatar funda
    26 Temmuz 2008 - 16:20 | Kalıcı Bağlantı

    merhaba.benim aklıma takılan bişey var.ekonometriden iktisata ya da iktisattan ekonometriye geçiş var mı.bir de iş imkanı hangisinde daha geniş.yardımcı olursanız sevinirim.teşekkürler

  36. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    21 Temmuz 2008 - 14:14 | Kalıcı Bağlantı

    Büşra’ya;
    1) Eğer aileniz zengin ve özel üniversitelerde okuyacaksanız, bitirdiğinizde de babanızın işinde patronluk yapacak iseniz,
    2) Babanız profesörse,
    3) Size arka çıkacak amcanız dayınız varsa,

    ne okuduğunuzun hiç önemi yok. Nasıl olsa işleriniz yolunda gider.

    Yok efendim benim böyle artılarım yok diyorsanız. Allah kolaylık versin.
    Maaş konusuna gelirsek, piyasada kurumların öyle iktisatçı diye bir kadrosu genelde yoktur. Zaten kapitalizmin iktisatçıya da ihtiyacı yoktur. Yönetim bilimi her derde devadır. Bu nedenle iktisatçı olarak edindiğiniz bilgiler bir işinize yaramayacaksa neden iktisat okuyasınız ki?

    Siz iktisadı falan boş verin işletme okuyun. Daha çok para kazanırsınız. :) Ne kadar bilemem ama kesin olan iktisatçılardan fazla olacağıdır.

  37. büşra aktar's Gravatar büşra aktar
    20 Temmuz 2008 - 12:20 | Kalıcı Bağlantı

    hocam mrb ben bu yıl össye girdim ve meslek araştırıyorum.Ancakk sorumun cevabını hiç bir sitede bulmadım sizden ricam iktisat mevzunu kişilerin karşılaştığı güçlüklerr ne derece yai iş olanaklarıı nedir? biraz bahsedebilirsenz sevinirim.Ayrıca bir diğer sorum net olarakk maaşı nedir?Şimdiden teşekkürlerr..

  38. Cengiz Aytun's Gravatar Cengiz Aytun
    18 Nisan 2008 - 14:14 | Kalıcı Bağlantı

    @Seçil Keser’e
    Ben de tam bu soruyu size soracaktım. :)
    Bu konu hakkında bana bir ödev hazırlayınız lütfen.

  39. seçil keser's Gravatar seçil keser
    06 Nisan 2008 - 21:44 | Kalıcı Bağlantı

    peki ya hocam iktisadi ve mali rantabilite ne demektir???

  40. 30 Mart 2008 - 01:49 | Kalıcı Bağlantı

    İKTİSAT (EKONOMİ) : Sınırsız kaynaklarla sınırlı olan insan ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Batı dünyası insanı tanımadığı için birçok konuda olduğu gibi ekonomi konusunda da yanılmıştır. nereden çıktı bu diyorsanız dönün ve 100 yıldır ve bugün dünyanın yaşadığı ortama bakın sözde kıt olan kaynakları ele geçirmek isteyen güçler kaynakları elinde tutan ancak güçsüz olan milletleri nasıl yok ediyorlar. Mesela; Irak, Somali, ortadoğu, afrika, (Türkiye’nin durumu malum) ve dünyanın daha birçok yeri.

    Batının insanı tanımadığına bir örnek: aleksi karel isimli bir batılı yazar “insan meçhul” isimli bir kitap yazmış ve büyük ödüllere layık görülmüştür. yani insanı tarif etmek bir kenara hakkında hiçbirşey bilmediğini itiraf etmiştir.

    halbuki bizim kültürümüz, insanı öyle bir noktaya koymuş ve o kadar güzel tarif etmiş ki “insan zübde-i kainat (kainatın merkezi)” denilmiş ve kainatta var olan herşeyin onun emrine verildiğini ifade etmiştir.

    Sonsuz ihtiyaç derken, 1 insanın sonsuz ihtiyacı olduğu anlamına gelmiyor.Azalan verimler kanunu ile ilişkilendirmek lazım tabiki.
    Ancak dünya genelindeki insanları ele aldığınızda, ihtiyaç sonsuz olmasa da devasadır.Ayrıca insanların karşılanan ihtiyaçları da gene bir süre sonra artmaya başlar, ta ki karşılanıncaya kadar. Yani nicel ve nitel olarak bir sınırlandırmada bulunulmamış.

    Kaynak konusunda da, fizikle falan ilişkilendirmeye gerek yok.Ayrıca tek kaynak ihtiyacı enerji kaynağı da değildir.
    İçme suları kaynakları azalıyor.Temiz hava kaynakları azalıyor.Erozyon vb tarımsal kaynaklar azalıyor…
    iktisat biliminin tanımı iktisat kitaplarında sınırsız ihtiyaçların sınırlı kaynaklarla karşılanması olarak tanımlanır. Bu kaynakların en verimli kullanılmasının yolları aranır. Ancak ihtiyaçlar insanların öğrendikleriyle ve bildikleri ile sınırlıdır. İnsan bilmediği bir şeye ihtiyaç duymaz. Kaynaklar ise kıttır. Bu da bir gerçek. Bu bilindiği için şu an yeni kaynaklar aranmakta enerji üretiminde farklı yollar denenmekte, farklı kaynaklar aranmakta. Şu bir gerçek ki dünya nüfusu bu şekilde artmaya ve kaynaklar israf edilmeye devam ettikçe bu kaynaklar yetmeyecek. Kaynaklar bireylerin değil toplumların ihtiyacına kullanılmalı

Yorumlara kapalıdır.