Ekonomist Fıkraları

İktisatçılar ile ilgili sağdan soldan duyduğumuz fıkralara bazen gülmekten ölüyoruz. Bazen de gıcık oluyoruz (belki de haklı olduklarından). Ben de böyle fıkralardan (ya da ilginç sözlerden) birkaç tane derleyeyim dedim. Arada yenilerini buldukça ekleyeceğim. Sizin de fıkaralarınız varsa gönderin yayınlayalım.

~~~ o ~~~

Bu meşhur fıkrayı duymayan yoktur sanırım.

Bir fizikçi bir kimyacı ve bir ekonomist ıssız bir adaya düşmüş.
Yiyecek bir şey yok. Lakin bir bakmışlar, sahile vuran bir konserve kutusu… Dolma!

Fizikçi demiş ki… “Bir taşla vurup açalım, yeriz.”
Kimyaci demiş ki… “Ateşe atalım hem pişer hem de kutu açılır.”
Ekonomist… Farzedelim ki elimizde bir konserve açacağı var…”

Paul Samuelson

~~~ o ~~~


Ekonominin ilk kurali: Yeryüzündeki her bir ekonomist için onun söylediginin tam tersini savunan bir diger ekonomist bulunur.
Ekonominin ikinci kurali: Her ikisi de hatalıdır.

~~~ o ~~~

Dün öngördüklerinin bugün neden gerçekleşmediğini yarın açıklayabilen insana ekonomist diyoruz.

Laurence J. Peter

~~~ o ~~~

Ekonomik raporlarin temelinde, satın almak istediginizi almak için en iyi zamanın aslında geçen yıl oldugu gerçeği yatar.

Marty Allen

~~~ o ~~~

Bir odaya iki ekonomist girerse iki farkli fikir duyarsiniz. Gerçi bu ekonomistlerden biri Lord Keynes ise üç farkli fikir duyarsiniz.

Winston Churchill

~~~ o ~~~

Birisinin ekonomi uzmani olmasindan süphe ediyorsunuz… Gerçekten ekonomist olup olmadıgını nasıl anlarsiniz? Su soruyu soracaksınız…

“Bilgisizlikle umursamazlık arasinda ne fark vardir?”

Eger cevap…

“Bilmiyorum ve umrumda da degil” şeklinde gelirse…

Hiç süpheniz olmasın bir ekonomistle karsı karsıyasınız

~~~ o ~~~

Adam basit bir hastalık olduğunu düşündüğü bir rahatsızlık için doktora gitmiş ve birden çok ağır hasta olduğunu, hastalığının tedavisi olmadığını ve sadece altı ay ömrü kaldığını öğrenivermiş. Üzüntü içinde doktora ‘Yapabileceğim bir şey var mı?’ diye sormuş, doktor da ‘Tabii demiş, ekonomist genç bir bayan bul, onunla evlen ve bir Brezilya gezisine çık!’ Adam heyecanla bu benim ömrümü uzatır mı?’ diye sormuş ama doktorun cevabı da şaşırtıcı olmuş. ‘Hayır, uzatmaz ama iktisatçı o kadar can sıkıcı olur ki, sanki daha uzun zaman geçmiş gibi hisseder, kendini daha çok yaşamış gibi sanırsın!’

~~~ o ~~~

Bu fıkra aslında muhasebeci fıkrası ama ilk duyduğumda çok güldüğüm için bunu da ekleyeyeim dedim.

Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe baş vururlar. Görüşmeci matematikçiye sorar:
– “iki kere iki kaç eder?”.
Matematikçi cevap verir:
– “Dört!”.
Görüşmeci sorar:
– “Kesin dört mü?
Matematikçi kendinden emin cevaplar:
– “Evet, kesin dört!”
Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer görüşmeci aynı soruyu ekonomiste yöneltir. Ekonomist yanıtlar:
– “Ortalama dört eder, yüzde 10 aşağıya veya yukarı oynayabilir, ama ortalama dört eder!”.
Ekonomistte de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur.
Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları indirir ve görüşmeciye yaklaşarak sorar:
– “Kaç etsin istersiniz?

~~~ o ~~~

Kaynak:

http://juliamandelbrot.bravepages.com/ekonomist_fikralari.htm

  • http://neo-ekonomi.com/ekonomist ekonomist

    hahaha :) gerçekten süper fıkralar ancak kayserili yine farkını yansıtmış: Kaç olmasını istersiniz. :)) demekki mülakatlarda bu tür cevaplar versek yırtttık :)

  • şahin elçi

    Bir ekonomist için para bulmak ticaret yapmak zor değildir ama giderleri düşürmek gerçekten baş ağrıtan bir durumdur. :)

  • sara onur

    hahhahahahaha sevdim… çok güzellerdi…bir tane de benden (biraz edep sınırlarını zorlayıp, bip’ lik olsa da) . akşam yemekte çocuk babasına gelip, “baba, öğretmen ödev verdi; emek, sermaye, hükümet ve halk kelimelerini kullanarak ekonomiyi anlatınız.; hadi anlat”. babası düşündü ve şöyle dedi: “bak oğlum bakıcınız emek, ben para kazandığım için sermaye, anneniz evi yönettiği için hükümet, sen ve kardeşin de halksınız. sen şimdi bu çağrışımları/ örnekleri kullanarak ekonomiyi anlat.” çocuk düşündü , taşındı, bir şey yazamadı. yattı..”sabaha yazarım” diyerek uykuya daldı. gecenin bir yarısı kardeşinin ağlama sesiyle uyandı; baktı, kardeşi altına büyük tisini yapmış, pis pis kokuyor. ne yapacağını bilemedi.. annesine koştu, uyuyor. babasını aradı; bakıcıyla iş tutuyor, bitap düşüp kardeşinin yanına geldi. onun ağlama sesleri arasında defterini eline aldı ve yazdı: “ekonomi, sermaye emeği ….yor, hükümet uyuyor, halkın bir kısmı b.k içinde.diğer kısmı şaşkınlıktan ne yapacağını bilmeden, bunu yazıyor”

  • berat

    alın bi güzel sözde benden :)

    Peşimde koşan çok diye sevinme!! Iktisat derki:”fiyat düşünce talep artar”:-)

    ;-)

  • nida

    iktisatı hiçsevmedim çünkü öğrendiklerimizi pratiğe dökmedikten sonra ne ye yarar bilgiler ben pratiğin olduğu alanlarda çalışmak isterdim emeğimin karşılığını hissetmek isterdim bilgilerimle dokunmak isterdim ama iktisat okumak zorunda bırakıldım 3 yıldır mezunum iş olanaklarımız sınırlı çalışacağımız yerler çok sıkıcı birlikte çalıştığın arkadaşlarınle sürekli rekabet halinde olma bana göre değildi ama şartlar işte kahretsin sevmiyorum iktisatı fıkraaları bile sıkıcı kendimi sınıfta iktisat dersini dinliyor hissine kapıldım

  • zeynep

    iyiki ekonomiyi seçtim iyiki ekonomist olacağım.yazılara çok güldüm.zor bi iş başarıyoruz.hem de çok…

  • NESRIN

    HARIKA BIRSEYYYYYY BUNLAR
    COK GULDUM BIR IKTISATCI OLARAK!!!)))

  • naciye güven

    süper bunlar bayıldım…iktisatçı olmak böyle bişey işte:)

  • Cihan

    fikralar gercekten cok komik ve guzeller herkeze paylasimlarindan dolayi tesekkur ederim. bir iktisatci olarak neden iktisati sectigimi bir daha anliyorum. cunku ekonomi hem hayat hem eglence hemde cittiyet demektir. arkadaslar iktisat ogrenmek aslinda hicbirsey ogrenmektir . bilgiler butunun icinde yok olmaktir. sonuc yoktur dogru diye bisey yoktur. iste bu belirsizlikler ve onlarla mucadele herseyden daha guzeldir bir iktisatci icin .. okumaktan asla vazgecmeyin bir noktadan sonra iktisatci olmak icin dogdunuzu anlicaksinz. herkeze tekrardan tesekkurler

  • ilker

    iktisatçı olmak isteyen, iktisat okumak isteyen arkadaşlar asla vazgeçmeyin..
    hiç te pişman olmazsınız ama bir nasihat sadece iktisatçı olan birisi asla iyi bir iktisatçı değildir.. yani ekonomiden anlıyacaksınız ama x ekonomik durumu yaratıldığında -politikası uygulandığında-, insanların davranışları ya da para harcama-tasarruf düşünceleri bundan nasıl etkilenir mesela.. Beklentiler çok önemlidir mesela iktisatta, eğer toplumun beklentisini karşılamıyorsa en iyi iktisat politikası bile hiç bir işe yaramaz ters teper bu nedenle de güzeldir. sonuç olarak ekonomi okuyun ama psikolji, sosyoloji, felsefe, tarihi, coğrafya vs vs pek çok bilimle de asla bağlantınızı koparmayın çünkü iktisat döner gelir en olmadık yerden bu bilimlere bağlanır..
    tabi ilk iş üniversite de iktisat bölümünü kazanmak tan geçiyor bazı üniversiteler sayısal ağırlıklı bazıları sözel ağırlıklı iktisat programları uygularlar bunları araştırın.. sonra 4 yıl bir şekilde geçer.. daha sonra da artık bir bankadan gişeden en kolay başlangıç tarzıdır başlar gidersiniz müfettişlik çok karizmadır ama..

  • seda

    Başkent üniversitesinde iktisat 2. sınıf öğrencisiyim ve bölümü çook seviyorum. Bir bakıma iktisat bilimi insanların davranışlarını inceliyor çokk eğlenceli hayatta yaşadığımız herşey iktisatda

  • sahin

    ben 13 yaşındayım ileride iktisatçıo olmak istiyorum , iyi bir meslek mifdir geleceği kesin var zaten ama ne yapmalıyım yardım ???????

  • suat

    bir iktisat öğrencisi olarak gerçek hayatı bırakın, artık gördüğümüz üzere fıkralarda bile iktisatçıları çekememezlik var.:)
    neden acaba?…:):)

  • Fatih Solmaz

    Muhasebeci fıkrası mükemmelmiş.Laurence J. Peter in sözüde çok hoşuma gitti.Bende bir fıkrayla süslüyeyim yazımı.
    İki tane bankacı parkta yürüyorlarmış.Birisi yaşlı bir kurt.diğeri ise yeni bankacıymış.Yaşlı bankacı yürürken ekonominin sırlarını öğretmek için genç olana nasihat veriyormuş.
    Yaşlı Bankacı:
    Bak evlat ekonomide önüne hangi fırsat çıkarsa çıksın bunu değerlendirmen gerekir.Mesela önümüzde bir hayvan dışkısı var.Sana 1 milyar versem onu yermisin der.
    Genç Bankacı
    Gerçektenmi efendim.Tamam neden olmasın der.
    Ve gerçektende dediğini yapar.Sonra tekrar yürümeye devam ederler.Karşılarına bir tane daha çıkar.
    Yaşlı Bankacı
    Bak şimdi evlat misal banada 1 milyar versen bende bunu yerim.
    Genç Bankacı
    Tamam o zaman efendim yediğiniz taktirde bende size 1 milyar vereceğim der.
    Gerçektende yaşlı olanda dediğini yapar ve genç olan 1 milyarı kendine uzatır.Daha sonra yürümeye devam ederler.
    Genç Bankacı
    Sizden 1 milyar aldım ben yedim.Sizde benden verdiğiniz parayı aldınız sizde yediniz.Peki söylemesi ayıp ikimizde karlı çıkmadık, biz bu b.ku niye yedik der.
    Yaşlı Bankacı
    Öyle deme evlat.2 milyarlık işlem hacmi yarattık.

  • Erdem BAŞ

    İki borsaya kendini kaptırmış vatandaş uzun bir yürüyüşe çıkmış ve canları sıkıldığı sırada yanındakine şu yerdeki pisliği görüyorsun, bunu yersen sana 5.000 lira vereceğim demiş. Tabi ilk düşünce olumsuz ama 5.000 lira kafasını kurcalıyor. Zaman geçmiş bir süre sonra kabul etmiş ve yemiş. Almış parayı. Daha sonra ileride daha büyük bir pislik gören vatandaşta aynı şekilde sende bunu ye bende sana 5.000 lira vereceğim demiş. İlk verilen cevap yine olumsuz fakat bir süre sonra peki demiş ve yemiş. Sonrasında yol bittikten sonra ilk bahisi kaybeden sormuş: Elimizde zaten 5.000 lira vardı gene aynı miktar var, durduk yere bok yedik diye söylenmiş. Diğeride kesmiş hemen lafını: OLUR MU HİÇ ÖYLE ŞEY 10.000 LİRALIK İŞLEM HACMİ YARATTIK … :)

  • dr.ekonomist

    muhabeci fıkrasının kökeni merhum üzeyir garihtir :)

  • Pingback: Uğur Özmen » Marka yaratma çabası()

  • H.GÜRGÜR

    bir ampülü kaç iktisatçı değiştirir?

    cevap: 100 neden mi?

    Bir iktisatçı ampulu değiştirirken kalanlareda DİĞER ŞARTLARI SABİT TUTMAYA ÇALIŞIR…

  • Şenol Çetinkaya

    Muhasebeci fıkranıza gerçekten çoooook candan güldüm…

    Size bende bir ders kitabından okuduğum bir fıkrayı aktarayım:

    Ormana vergi memurlarının geldiği haberi yayılır. Bütün hayvanları bir telaş alır. Ayıya sorlar: “Ayı efendi niye kaçmak istersin?”
    -“Arkadaşlar bende kürk, eşimde kürk çocuğumda kürk.Vergi bize çok ağır gelir.”
    Telaşlanan bir diğer hayvan ise leylektir.
    Diğer hayavanlar sorarlar: “Leylek sana ne oluyor?”
    -“Arkadaşlar, bende yazlık, hanımda ve çocukta yazlık, müthiş vergi gelir bize.”
    Hayvanların arasında gayet rahat olan bir maymunmuş.”İsteyen istediği yere kaçsın.” demiş, “Benim kıçım çıplak, hanımın,çocukların çıplak, ben kalıyorum!…

    Selamlar ve Başarılar dilerim.

  • http://myeconomist.blogspot.com/ sözümert BETÜL

    Toplumda hiçbir zaman tek olarak bir fikrin bir zümrenin hakimiyetini göremeyiz ve bunun gibi olay da şudur bir ekonomistin A dediğne bir diğeri karşı çıkıp farklı yorum getirebilir .Şunu söyleyebilirimki toplumda insan olduu noktadan dünyaya baktıg için kendi gibi yaşar bi fizikçi konserveyi taş ile açıyor kiyacı bunun içeriğinide düşünüp pişmesini söylüyor onun kimyasına iniyor fakat ekonomist elinde bir konserve açacağı oldugnu farz ediyor .bunların hiçbiri bilgisizlik değil olaya kendi açılarından çözüm bulmaktır.Ekonominin ilk kurali:Yeryüzündeki her bir ekonomist için onun

    söylediginin tam tersini savunan bir diger ekonomist bulunur.

    Ekonominin ikinci kurali: Her ikisi de hatalidir.

    Bir odaya iki ekonomist girerse iki farkli fikir duyarsiniz.

    Gerçi bu ekonomistlerden biri Lord Keynes ise üç farkli fikir

    duyarsiniz.

    Winston Churchill

    Birisinin ekonomi uzmani olmasindan süphe ediyorsunuz…

    Gerçekten ekonomist olup olmadigini nasil anlarsiniz?

    Su soruyu soracaksiniz…

    “Bilgisizlikle umursamazlik arasinda ne fark vardir?”

    Eger cevap…

    “Bilmiyorum ve umrumda da degil” seklinde gelirse…

    Hiç süpheniz olmasin bir ekonomistle karsi karsiyasiniz

    ——————————
    böyle